Yumurtalık kanseri denildiğinde doğal olarak hastalığın yumurtalıklardan başladığını düşünürüz. Ancak son yıllarda elde edilen bilimsel veriler, özellikle bazı agresif epitelyal yumurtalık kanserlerinin başlangıç noktasının aslında fallop tüpleri olabileceğini gösteriyor. Bu bilgi, yumurtalık kanserinden korunma konusunda önemli bir yaklaşımın gündeme gelmesine neden oldu: opportunistik bilateral salpenjektomi, yani başka bir nedenle ameliyat yapılırken her iki fallop tüpünün tamamen çıkarılması.
İçindekiler 9
- Neden fallop tüpleri?
- ACOG’un 2026 güncellemesi ne söylüyor?
- Tüpler alınırsa yumurtalıklar da alınmış olur mu?
- Kanser riski ne kadar azalıyor?
- Tüplerin bağlanması ile alınması aynı şey mi?
- BRCA mutasyonu olan kadınlarda da sadece tüpleri almak yeterli mi?
- Her kadın tüplerini aldırmalı mı?
- Sonuç
- Kaynak
Neden fallop tüpleri?
Özellikle yüksek dereceli seröz over kanserlerinin önemli bir bölümünün, yumurtalığın kendisinden değil fallop tüpünün yumurtalığa komşu olan fimbrial ucundaki hücrelerden gelişebileceğine ilişkin güçlü bilimsel kanıtlar bulunuyor. Bu nedenle artık şu soru soruluyor: Çocuk isteğini tamamlamış bir kadında zaten karın veya pelvis bölgesinde bir ameliyat yapılacaksa, fallop tüplerinin de çıkarılması ileride gelişebilecek yumurtalık kanseri riskini azaltabilir mi?
Yanıt: Uygun hastalarda evet, azaltabilir.
ACOG’un 2026 güncellemesi ne söylüyor?
American College of Obstetricians and Gynecologists (ACOG), Ağustos 2026’da yayımladığı güncellemede bilateral salpenjektominin epitelyal yumurtalık kanserinden korunmadaki rolünü daha güçlü biçimde destekledi. Özellikle çocuk isteğini tamamlamış ve histerektomi gibi bir jinekolojik ameliyat geçirecek hastalarda, ameliyat sırasında fallop tüplerinin de çıkarılması hasta ile görüşülebilecek bir koruyucu yaklaşım olarak öne çıkıyor. Benzer şekilde kalıcı doğum kontrolü isteyen uygun hastalarda yalnızca tüplerin bağlanması yerine her iki tüpün tamamen çıkarılması da değerlendirilebilir. Burada önemli nokta şudur: Bu öneri, sağlıklı bir kadının yalnızca kanserden korunmak amacıyla mutlaka ameliyat olması gerektiği anlamına gelmez. Asıl amaç, zaten başka bir nedenle cerrahi uygulanacak uygun hastalarda ortaya çıkan korunma fırsatını değerlendirmektir.
Tüpler alınırsa yumurtalıklar da alınmış olur mu?
Hayır. Salpenjektomi, fallop tüplerinin çıkarılmasıdır. Ooforektomi ise yumurtalıkların çıkarılması anlamına gelir. Bu iki işlem birbirinden farklıdır. Opportunistik salpenjektomide amaç fallop tüplerini çıkarırken yumurtalıkları korumaktır. Böylece özellikle menopoz öncesindeki kadınlarda yumurtalıkların hormon üretiminin devam etmesi hedeflenir. Mevcut veriler, histerektomi sırasında yapılan salpenjektominin yumurtalık fonksiyonunu belirgin biçimde bozduğunu göstermemektedir. Bununla birlikte her cerrahi karar hastanın yaşı, mevcut hastalıkları, fertilite beklentisi ve kişisel riskleri dikkate alınarak verilmelidir.
Kanser riski ne kadar azalıyor?
Mevcut çalışmalar bilateral salpenjektominin over kanseri riskinde anlamlı bir azalma ile ilişkili olduğunu gösteriyor. Büyük gözlemsel çalışmalarda belirgin risk azalması bildirilmiştir. Ancak verilerin önemli bölümü gözlemsel çalışmalardan gelmektedir. Bu nedenle belirli bir yüzdeyi her hasta için kesin koruyuculuk oranı gibi yorumlamak doğru değildir. Daha doğru ifade şudur: Bilateral salpenjektomi yumurtalık kanseri riskini azaltabilir, ancak riski tamamen ortadan kaldırmaz. Bunun nedeni bütün yumurtalık kanserlerinin fallop tüplerinden gelişmemesidir.
Tüplerin bağlanması ile alınması aynı şey mi?
Hayır. Tüp ligasyonunda fallop tüplerinin geçişi kapatılır ancak tüplerin büyük bölümü vücutta kalır. Bilateral salpenjektomide ise her iki fallop tüpü tamamen çıkarılır. Çocuk isteğini kesin olarak tamamlamış ve kalıcı kontrasepsiyon isteyen uygun hastalarda bu nedenle bilateral salpenjektomi önemli bir seçenek haline gelmiştir. Ancak bunun kalıcı bir işlem olduğu unutulmamalıdır. Tüpler tamamen çıkarıldıktan sonra doğal yolla gebelik mümkün değildir. Daha sonra gebelik istenmesi durumunda yardımcı üreme yöntemlerine ihtiyaç duyulabilir.
BRCA mutasyonu olan kadınlarda da sadece tüpleri almak yeterli mi?
Bu nokta özellikle önemlidir. BRCA1, BRCA2 veya diğer kalıtsal yüksek risk durumlarında yalnızca fallop tüplerinin çıkarılması, uygun zamanda önerilen risk azaltıcı bilateral salpingo-ooforektominin yerine geçen standart bir yaklaşım değildir. Dolayısıyla toplumdaki ortalama riskli bir kadın ile genetik olarak yüksek over kanseri riski taşıyan bir kadının korunma stratejileri aynı değildir. Ailede meme veya yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınlarda öncelikle ayrıntılı risk değerlendirmesi ve gerektiğinde genetik danışmanlık yapılmalıdır.
Her kadın tüplerini aldırmalı mı?
Hayır. Opportunistik salpenjektomi bir tarama testi değildir ve her sağlıklı kadına bağımsız bir ameliyat olarak önerilen rutin bir işlem değildir. Ancak çocuk isteğini tamamlamış bir kadın histerektomi veya uygun başka bir abdominal/pelvik cerrahi geçirecekse ya da kalıcı kontrasepsiyon düşünüyorsa, fallop tüplerinin çıkarılmasının olası yararları ve riskleri hekimiyle görüşebilir.
Sonuç
Yumurtalık kanserinin biyolojisini daha iyi anladıkça korunma yöntemlerimiz de değişiyor. Bugün artık bazı epitelyal yumurtalık kanserlerinin başlangıç noktasının fallop tüpleri olabileceğini biliyoruz. Bu nedenle çocuk isteğini tamamlamış ve zaten uygun bir cerrahi işlem geçirecek kadınlarda fallop tüplerinin çıkarılması, gelecekteki yumurtalık kanseri riskini azaltmak için değerlendirilebilecek önemli bir korunma stratejisidir. Ancak salpenjektomi riski tamamen ortadan kaldırmaz ve özellikle kalıtsal yüksek risk taşıyan kadınlarda uygulanması gereken farklı korunma stratejilerinin yerine geçmez. Bu nedenle karar; hastanın yaşı, çocuk isteği, aile öyküsü, genetik riski ve yapılacak ameliyatın özellikleri birlikte değerlendirilerek kişiye özel verilmelidir.
Kaynak
American College of Obstetricians and Gynecologists (ACOG). “Salpingectomy for the Prevention of Epithelial Ovarian Cancer.” Clinical Practice Update. Obstetrics & Gynecology, 25 Ağustos 2026.