

EMBRİYOSKOP
Günümüzde embriyoların 24 saat izlenebilmesi mümkün. Bu gelişmeyle daha önce kaçırılan bölünme ve gelişme aşamaları atlanmamış oluyor. Özellikle tek embriyo transferinin zorunlu olduğu koşullarda embriyo seçimi daha fazla önem kazanıyor ve böylelikle hastaya mümkün olan en yüksek şansı vermek mümkün hale geliyor.
Embriyolar 24 Saat Gözetim Altında
Bilindiği üzere günümüz şartlarında klinik embriyoloji laboratuvarlarında transfer edilecek en iyi kalitede embriyonun seçimi, mikroskop altında embriyoya ait bir takım morfolojik özellikler incelenerek yapılmaktadır. Bu morfolojik değerlendirmeler, embriyonun bölünme evrelerine uygun olarak belirli aralıklarla yapılır. Bu süreçte, embriyoların gerekli koşulları sağlayıp sağlamadığı incelenir. Dolayısıyla embriyo gelişimi klasik morfolojik yöntemle değerlendirildiğinde statik bir gözlemleme yapılabilmektedir.
Oysa embriyo gelişimi statik bir olay değil, oldukça kompleks ve dinamik olaylar zinciridir. Embriyonun canlılığının göstergesi olabilecek bazı ipuçları statik değerlendirmede gözlenememekte ve bu sebeple klasik morfolojik değerlendirme canlılığı en yüksek embriyonun seçiminde yol gösterebilse de prediktif değeri halen kısıtlı kalmaktadır.
Bu düşünceden yola çıkarak bazı medikal firmalar, araştırmacılardan da destek alarak, embriyoların kültüre edildiği inkübatörler içine modüler ya da bizzat inkübatörle bir bütün olarak kullanılabilen, embriyo gelişiminin 24 saat aralıksız olarak en az her 5 dakikalık süreçler içerisinde gözlemler alınarak detaylı incelenebileceği bir kamera monitör sistemi geliştirmişlerdir. Bu monitör sistemi sayesinde embriyo gelişiminin dinamik olarak incelenebilmesi mümkün kılınmıştır.
Bu sayede embriyo canlılığının önemli göstergeleri olabilecek, statik yöntemlerle görünemeyecek bazı özelliklerinin bu teknikle ortaya çıkarılarak canlılığı en yüksek embriyonun seçiminde prediktivitesi daha yüksek bir yöntem oluşturulması amaçlanmıştır. Bu amaçla 2000’li yılların sonundan itibaren özellikle Avrupa ülkeleri kaynaklı bazı bilimsel çalışmalar yayınlanmıştır.
Bu bilimsel çalışmalarda embriyo gelişimi esnasında gözlemlenen bölünme evreleri ayrı ayrı değerlendirilmiş (1. bölünme evresi: döllenmiş yumurtanın 2 hücreli evreye bölünmesi, 2. bölünme evresi: 2 hücreli embriyonun 3–4 hücreye bölünmesi gibi). Embriyoların bu bölünme evrelerini ne kadar sürede gerçekleştirebildikleri transfer edilen embriyonun canlılığıyla karşılaştırılmıştır.
Bölünme zamanları dışında, statik değerlendirme ile net olarak gözlemlenemeyecek bazı spesifik morfolojik karakterlerin de embriyo canlılığının göstergesi olabileceği savunulmuştur. Ancak günümüzde embriyo monitör sistemlerinin pratikte tüm embriyoloji laboratuvarlarında kullanımı için bazı detayların netleştirilmesi gerekmektedir.
Her ne kadar literatürde yayınlanmış bazı makalelerde yararlı etkisi gösterilebilmiş olsa da halen bilimsel olarak doğru metodolojiyle hazırlanmış prospektif karşılaştırmalı çalışmalarla klasik embriyo değerlendirme yöntemlerine göre devam eden ve doğumla sonuçlanan gebelik oranlarında anlamlı olarak daha avantajlı olduğu kanıtlanamamıştır.
Monitör sistemleriyle ilgili netleştirilmesi gereken diğer bir bilimsel konu ise embriyo bölünme evrelerinin dış faktörlerden (hastaya uygulanan stimülasyon protokolü, laboratuvarda embriyo kültürü detayları, kullanılan kültür sıvıları, ısı farklılıkları gibi) ne kadar etkilendiği ve eğer etkileniyorsa buna bağlı olarak bu faktörlerin bölünme evrelerinde ideal zaman aralıklarını ne yönde değiştirdiğinin netleşmesi gerekmektedir.
Aksi halde bu zaman aralıklarının evrensel olarak standardizasyonu mümkün olamayacaktır ve önerilen zamanlamaya bağlı yeni skorlama sistemi farklı tekniklerle çalışan farklı laboratuvarlarda sapma gösterecektir. Embriyo monitör sistemlerinin maliyeti günümüzde kullanılan klasik morfolojik yöntemlere göre oldukça yüksek olduğu için laboratuvarlarda rutin olarak kullanımı ve klasik yöntemlerin yerini tamamıyla alması ancak belirtilen bilimsel detaylar netleştikten sonra mümkün olabilecektir.