Hamilelikte İş Yaşamı

Hamilelikte İş Yaşamı

Çalışan anne adayları en düzensiz beslenen gruptur. Bunun sebebi sabah kahvaltısının yapılmaması, öğlen yemeklerinin isteğe göre olmaması bundan dolayı başka besinlerle geçiştirilmesi ve akşam yemeklerinin yorgunluk sebebiyle kolay yemekler seçilmesidir. Haftada bir gün yapılan pazar kahvaltısı yine dengesiz beslenmeye katkıda bulunur. Çözüm için sabah daha erken kalkıp dengeli kahvaltı yapmak, öğlen yemeklerini evden götürmek ve akşam yemekleri için eş ya da aileden destek almak olabilir.

Çalışan anne adayları sağlıklı ve kaliteli bir gebelik için düzenli beslenmeye özen göstermelidir. Et, süt ve süt ürünleri, yumurta, kuru baklagiller, sebze-meyve ve tahıllar gibi temel besin maddelerini tüketilmelidir. Bunun yanı sıra şeker ve yağ dengesi iyi yapılmalıdır. Şeker ve yağ oranından yüksek gıdalar besleyici olmaması ve kalorisi yüksek olması sebebiyle sınırlı miktarda tüketilmelidir. Fındık ve ceviz gibi kuruyemişler antioksidan etkisi ve yüksek kalorili olmamasından dolayı iş ortamında az miktarda tüketilebilir.

Günde en az 3 ana, 3 ara öğün olmak üzere 6 öğün beslenmek gerekir. Sıvı tüketimi özellik su günde 2 litrenin altında olmamalıdır. Gebelik öncesine göre daha fazla tüketmek faydalı olacaktır. Kahve ve çay kafein içerdiği için günde 2 bardaktan fazla tüketilmesi önerilmemektedir. İş yerinde ara öğünleri atlamamak hem anne adayı hem bebek için çok faydalıdır. Bu öğünlerde lifli, kepekli tüketmek sindirim sistemi için yararlı olabilir. Ayrıca havuç, elma, doğal meyve suları, süt ve süt ürünleri, sütlü tatlılar ara öğünde rahatlıkla tüketilebilir.

Anne adayı için çalışma ortamının iyi havalandırılmış ve aydınlık olması gerekmektedir. Eğer oturarak çalışma ortamına sahipse rahat bir koltuk ve dirseklerin 90 derece durabileceği masalar kullanılmalıdır. Anne adayı direk klimaya maruz kalmamalıdır.  Uzun süre hareketsiz kalmak risk oluşturabileceği için 2 saat aralarla 10 dakika yürüyüşler dolaşım sistemini rahatlatmak açısından önemlidir.

Tempolu ve dinlenmeden çalışmak kaslarda ağrıya ve dolaşım sisteminde problemlere neden olabilir. Bu yüzden belli aralıklarla mola vermek ve bu molalarda basit kol, bacak ve boyun hareketleri yapmak hem anne adayı için hem bebek için faydalı olur. İşe giderken araba kullanmak yerine servis kullanmak ya da, öğlen aralarında şekerleme yapmak, imkan varsa erken çıkmak anne adayı için çözüm olabilir.

Anne adayının araç kullanması 32. Hafta ve sonrasında önerilmez. Gebeliğin ikinci yarısını geçtikten sonra daha az trafik yoğunluğu olan yerlerde kullanması doğrudur. Anne adayının tansiyon ve kan şekeri düşme eğilimi varsa araç kullanmaması gerekir. Araç kullanırken mutlaka emniyet kemeri takılmalıdır.

Çalışan ve günün büyük bir kısmını ayakta geçiren anne adaylarının, eve geldiklerinde ayaklarını ve bacaklarını yüksek noktaya kaldırarak dinlenmesi gerekmektedir. Evde basit yürüyüş ya da basit egzersizlerle toplardamardaki kan akışı düzenlenir. İmkan varsa haftada 2 ya da 3 kez yüzme, günlük 20 dakikalık tempolu yürüyüşler anne adayının iyi hissetmesini sağlarken bir yandan da doğuma hazırlık olmaktadır. Gece yatmadan önce ılık bir duş almak, hem rahatlatır hem düzenli bir uykuya dalmayı sağlar.